Pazar, Aralık 3, 2000
Güme gittim gelicem
yazan / ekleyen: Neoturk
"Boşa
gitmek, boş yere yok olmak, (insan için) boşu boşuna ölmek, hiç uğruna
ölmek" anlamlarına gelen bu deyim muadilleri(benzerleri) ile birlikte
dilimizde oldukça geniş bir kullanım alanına sahip. Ayvayı yemek,
niyazi olmak, yalan olmak gibi benzer deyimlere de dillimizde oldukça
sık rastlanır.
Peki,
bu iki kelimeden meydana gelen deyimde kullanılan ilk kelime "güm"
davulun çıkardığı ses midir? "Gümlemek" acaba bu kelime ile alakalı bir
kelime midir? İyi de "güm" nedir ve birçok şey neden ona gitmektedir?
Kendisi müracaat ve danışma mercii midir?
Önce işin biraz hikâye olan kısmını anlatayım.
Yeniçerilerin
vaktinde icra ettiği(yerine getirdikleri) işlerden biri de günümüz
polislerinin de yapmakta olduğu gibi asayişi sağlamaktı. Olaylara
müdahele edip, tevkif ettikleri(tutukladıkları) kişileri kodese
götürmek de işlerinin bir parçasıydı. Biraz İhsan Oktay Anar üslubuyla
ifade edeyim ki, raviyân-ı ahbarın rivayetine(haberleri aktaranların
bildirdiklerine) göre işte bu yeniçeriler yakalayıp kodese tıktıkları
adamı içeri atarken "hoooop... gümmmm" derlermiş. Ahali alakası ve suçu
olmadığı hâlde bir şekilde tutuklanıp kodesi boylayan mâsum insanlar
için "Tüh, adam göz göre 'güme gitti' derlermiş. Deyim de buradan neşet
etmiş(ortaya çıkmış.)
Efendim,
iş bu rivayet ne kadar doğrudur, tarihî mesnetleri(dayanak noktaları)
bulunmakta mıdır, bu yolda yazılmış kaynaklar ol hususta ne buyururlar,
bunların tedkikini(incelemesini) yapacak/yapabilecek değilim elbet;
fakat deyimin çıkışını temellendirmek için bu kadar uzaklara gitmenin
ve böyle bir hikâyeye yaslanmamın pek abes(gereksiz) olduğunu
düşünüyorum. Neden mi? İzah etmeye çalışayım..



0 yorum yazılmıştır